Cemile

Ben Cemile. 33 yaşımdayım. Suriye’de doğdum. 30 yaşımda evlendim. Savaş başladıktan sonra hayatlarımız tamamen değişti.

Suriye’nin bir köyünde doğdum. 3 erkek kardeşim vardı. Biri yurt dışında ve ondan haber alamıyoruz. Diğer iki kardeşim savaşta öldüler. Biri 19, diğeri 21 yaşındaydı. 21 yaşındaki kardeşim motosiklet sürerken bir keskin nişancı tarafından vuruldu. Annem ve babam savaştan önce vefat ettiler. Babam işçi, annemse çalışmıyordu. Babamın bahçesinde çalışırdım, domates ve biber satardım. Yani hayatımız böyleydi. Savaş başlayana kadar. Savaş başladı ve dünyamız yok edildi. Eşimin akrabalarında kalıyorduk. Katliam dayanılmaz hale gelince hep beraber kaçtık. Bir köyden diğer köye gittik. Sonra Raqqa’ya geldiğimizde eşimin kardeşini bekledik, çünkü bizi İdlib’e arabayla götürecekti. Kaçmaya çalışırken teroristlerin kontrol yerlerine denk geliyorduk. birinden kaçsak diğerine varıyorduk, çok zordu. Terroristler paramızı alıyordu. Ne su ne yiyeceğimiz vardı. Yorgunduk, sürekli koşuyorduk. Her şeyden kaçmamız gerekti. Kaçmazsak ölecektik. Sonra İdlib’de “Ölüm Vadisi” denen bir yere gedik. Türkiye sınırına yakın bir vadi.

Antakya’ya geldiğimizde eşim bir araba buldu. Bu araba ile biz ve akrabalarımız İstanbul’a göç ettik. İstanbul’da 20 gün kaldık eşimle nişanlandık ve evlendik. Eşim başkasıyla evliydi ve çocukları vardı ama evlenmem gerekiyordu çünkü hiçbir yakınım, işim ve akrabam yoktu. Başka ne yapabilirdim? 20 gün İstanbul’dan sonra Tekirdağ’a geçtik burada 10 ay kaldık. Eşim Tekirdağ’da iş bulamadı. Eşimin akrabalarıyla yaşamak zorunda kaldık, çünkü paramız yoktu. Bir fabrikada çalışmak istedim fakat iznim olmadığı için çalışamadım. Eşim iş bulamadığından Edirne’ye gittik. Sonra boyacı olarak iş buldu. Geçinecek kadar kazanıyordu. Sonra 4 aylık bebeğimi düşük yaptım. Oğlandı. Sonra kızıma hamile kaldım.

8 aylık hamileyken eşim yurt dışına göçmek istedi. Hamile olduğum için gitmek istemedim. İyi ki onunla gitmemişim çünkü yakalandı ve geri gönderildi. Suriye’ye bir daha dönebilirsem orada neler olabileceği hakkında düşünmeyeceğim. Tekirdağ’a geri döndüm çünkü bakıma ihtiyacım vardı. Eşimin akrabalarında kaldım. Doğumdan sonra Edirne’ye dönmem gerekiyordu çünkü oraya kayıtlıydım, akrabalar da kendi kayıtlı oldukları şehre gideceklerdi. Bu arada eşimden boşandım. Boşanmadan sonra eşim kızımı almak istedi. Ben vermek istemedim çünkü ne doğumda ne de çocuğum hastalandığında yanımızdaydı. Edirne’ye geldiğimde hiçbir şeyim yoktu. Param, evim, yiyeceğim , eşim hepsi gitmişti. Gerçekten hiçbir şeyim yoktu. Sadece ben ve 5 aylık kızım. Sabahtan akşama kadar ev bakıyordum. Bir gün bir kadın beni ve kızımı ağlarken gördü. Neden ağladığımı sordu. Ona sabah sekizden beri çocuğumla ev baktığımı ve hiçbir yer bulamadığımı söyledim. Bana bir emlakçı gösterdi, orada ev bulabileceğimi söyledi. Eşimin Edirne’deki akrabalarını aradım ve her şeyi anlattım. Sonra emlakçıya gittik. 2 odalı bir ev gösterdi, o gün kontratı imzaladık. İlk 2 hafta zordu. Elektrik, su, yiyecek hiçbir şey yoktu. Bebeğimle bir battaniyede yattım. Ekmek bulduğumda kendimi değil kızımı besledim. Ne zamana kadar böyle yaşayacaktım? Çalışmalı ve bebeğime bakmalıydım. Durumu eşimin akrabalarına açıkladım ve iş bulursam bebğime bakarlar mı diye sordum. Kabul etmediler çünkü akrabanın da 2 eşi var ve evleri çok kalabalık. 3 ay böyle yaşadım. Edirne’de mülteci sorunlarıyla ilgilenen bir dernek buldum. Dernek acil ihtiyaçlarım için 250 tl verdi. Bebeğim yerde yattığından böbrek rahatsızlığı var. Dernektekiler bebeğimi hastaneye götürdü ve tedavi ettirdiler. Allah razı olsun onlardan. Edirne’de göçmen sorunlarıyla ilgilenen bir dernek daha var. Edirne Göç İdaresi bu derneği aradı ve bana yardım etmelerini istedi. Bu dernek bize yardım edemeyeceklerini ama başka bir derneğe yönlendirebileceklerini söyledi. Bir hafta sonra ikinci el koltuklar, mutfak eşyaları, perdeler ve kıyafetler geldi bu dernekten. Eşimin akrabaları televizyon, perde gibi eşyaları benden almak istedi. Bana, bu perdeleri ver sana daha güzellerini verelim dediler. Televizyonu ver senin bebeğin çok küçük izleyemez ama bizde 9 çocuk var dediler. Hiç birşeyim yoktu ve onlara nasıl bir şey verebilirdim? Buzdolabım bile yoktu. Dernek sayesinde ikinci el buzdolabım da oldu. Hala yemek yapmak için bir ocağım yok. İyi bir komşum var, bana bir tüp verdi onda yemek yapabiliyorum. Allah ondan razı olsun. Yakacak kömürüm yok. Havalar soğumaya başlıyor ve bebeğim için çok soğuk. Çalışmak ve bebeğime bakmak istiyorum. Ama bebeğim çok küçük. Onu yalnız bırakamam. Ne diyebilirim? Her neyse, buna da çok şükür.

Enise Ucar
Enise Ucar
Enise Ucar was born in Edirne, in, Turkey in 1997. She graduated in Social Work from Istanbul Sabahattin Zaim University, in 2019. She worked at many social responsibility projects as a volunteer. She worked in Children of Earth Association, Mentornship Project, and also in Turkish Red Crescent in Ogretmen-im Project as a volunteer. She wrote project to Turkish Red Crescent to ensure the social adaptation of Turkish and Syrian Youth. She went to refugee camps Unlimited Festival which is organized by International Refugee Rights Association in Syria, in 2019. Currently, she has worked in different projects and foundations as a volunteer.

Kuzey Suriye’de Bir Mülteci Çadırına Misafir Olmak: Mukaveme Kampı İntibaları

“Şam’da Uyur bir yabancı bir gölgede durarak ebediyet yatağındaki bir minare misali ne bir başka diyarı ne de bir kimseyi özlemeksizin” Mahmud Derviş   Evet. Yine Suriye hakkında yazıyorum. O puslu,...

Gelişimsel Bir Bakışla Göçmen Çocuklar

Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü, kör oldum. Yıkadılar, aldılar götürdüler. Babamdan ummazdım bunu, kör oldum. …. Cemal Süreya Birleşmiş Milletler Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme (28...

Cemile

Ben Cemile. 33 yaşımdayım. Suriye'de doğdum. 30 yaşımda evlendim. Savaş başladıktan sonra hayatlarımız tamamen değişti. Suriye'nin bir köyünde doğdum. 3 erkek kardeşim vardı. Biri yurt...

Zehra

Merhaba, ismim Zehra. 36 yaşındayım. Uzun bir hayat hikayem var ve biliyorum ki bu zamana kadar yaşadığım her şeyi kabullenmek bir ömür sürecek yine...

Türkiye’deki Göçmenler için Planlanan İmmünizasyon Programları

İmmünizasyon (immunization) yahut aşılama, uygulanan kişinin bulaşıcı bir etkene maruz kalması durumunda hasta olmasını engelleyecek bir koruyucu bağışıklık sistemi yaratma tekniğine verilen isimdir. Oldukça...

Canan

  Benim adım Canan. Sivas'ta doğdum ve İstanbul'da büyüdüm. Bir kız kardeşim ve bir de abim var. 18 yıldır Şikago'da yaşıyorum. Biz çocukken babam geçimini...