Suriye İç Savaşının Kısa Tarihçesi

Mart 2011’den beri Suriye’de binlerce insanın ölümüne ve yaklaşık 5.5 milyon insanın da çoğunlukla Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e göç etmesine neden olan bir iç savaş sürüyor.

Beşar Esad’in liderdiğinde geçen on yıllık bir zaman diliminden sonra, Arap Bahar’ını yaşamış diğer ülkeler gibi, Suriye’de de hükümet karşıtı gösteriler Mart 2011’de başladı. Protestoların başlangıç noktası Suriye’nin güneyinde bulunan Dar’a adlı şehirde Esed’e karşı yapılan bir graffitiydi. İddialara göre duvara ‘Sıra sende, doktor’ yazan 20’li yaşların altındaki bir grup öğrenciydi. Bu öğrenciler rejim tarafından tutuklandı ve ailelerine çocuklarını unutmaları söylendi. Böylelikle barışçıl bir ayaklanma hareketi adım adım devlet veya devlet dışı etkenlerle uluslarası bir hengameye dönüştü. Yüksek işsizlik oranı, yolsuzluk ve Suriyelilere uygulanan sert yaptırımlar bu dönüşümün hızlanmasına neden oldu.

Protestocular ilk önce sosyal medya üzerinden birbirleri ile iletişim kurarak, Cuma namazı sonrası Suriye sokaklarında siyasi özgürlüğün, demokrasinin sağlanması ve Esed’in istifası için eylem yapmak adına acil bir çağrıda buldular. Protestoların başlıca nedenleri içinde bulunulan ekonomik durum, yaşanılan Sünni-alevi çatışması ve rejimin bitmek bilmeyen siyasi baskısıydı. Hükümet, başka devletlerin reform çağrılarına kulak asmayarak, protestoları yüzlerce protestocuyu öldürerek bastırmayı tercih etti. Sonraki günlerde protestoların başladığı ilk şehir Dera ablukaya alındı. Onu Temmuz’da tanklarla çıkışları kapatılan Baniyas, Humus, Deyrizor ve Hama takip etti. Şehirler aylarca ateş altında kaldı. 2011 yazında katliamların artmasından sonra Suriye’deki iç savaş silahlı direnişe dönüştü. Rejim ordusunu terk eden subaylar Özgür Suriye Ordusu’nu kurdular. Muhalifler işin siyasi kanadını oluşturarak Suriyelilerin meşru bir temsilcisi olacak Suriye Ulusal Konseyini oluşturdu. Avrupa ve Amerika muhalifleri desteklerken, Rusya ve Çin rejim yanlısıydı. Türkiye protestolar başlar başlamaz, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü sağlamak adına Beşar Esed’i Suriye’yi demokatikleştirmeye davet etti. Birleşmiş Milletler Suriye rejimini kınamak için gerekli adımları atmayı denedi ama İran ve Rusya Beşar Esed’i desteklemeye devam etti ve Birleşmiş Milletler’in mülahazatları eleştirildi. Ne yazık ki B.M’nin ateşkes çağrıları yanıtsız kaldı ve bu yüzden Kofi Anan B.M Suriye Arap Birliği Elçiliği görevinden istifa etti. Rusya’nın Beşar Esed için hava akını başlatarak olaya dahil olması, Amerika’nın Suriye2nin iç olaylarına yaptığı müdahaleler, İran tarafından maddi destek sağlanan Şii yedek ordusu, DAEŞ’in ortaya çıkışı ve Astana olayında yaşanılan başarısızlık varolan çatışmaları tam anlamıyla bir İç Savaş haline getirdi. Günümüzde Suriye 6 ana gücün kontrol ettiği sayısız alana bölünmüş durumda.

Bu 6 ana güç: Suriye hükümeti, muhalifler, Türkiye destekli muhalifler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Hizbullah, DAEŞ ve çeşitli Kürt gruplardır. Türkiye ısrarlı bir güvenli bölge oluşturmanın öneminin altını çiziyor. Bu konuda Suriye’nin Kuzey’inde bir güvenli bölge inşa etmek ve evlerine geri dönmek isteyen Suriyeli sığınmacılar için bir barış koridoru oluşturmak için Amerika ve Türkiye arasında mülahazalar yapılıyor.

2011’de başlayan iç savaşın bir neticesi olarak 13 milyondan fazla Suriyeli ülke içinde ve dışında göçler yapmak zorunda kaldı. Türkiye Suriyelilere ‘açık kapı politikası’ uygulayarak 3.6 milyon Suriyeli sığınmacıyı geçici konaklama merkezlerinde ve şehirlerinde ağırladı. Lübnan ve Ürdün 1 milyon ve 700 bin Suriyeliye ev sahipliği yaparak Türkiye’yi takip etti. Almanya dahil Avrupa 500 bin, İsviçre ve Avusturya ise 1 milyon Suriyeliye kapılarını açtı. Bu düzensiz göç dalgası yüzünden tüm ülkeler, özellikle Suriye’nin komşu ülkeleri yeniden düşünmeli ve gelişmiş göçmen politikaları oluşturmalılar.

 

Referanslar

  1. https://www.aljazeera.com/news/2016/05/syria-civil-war-explained-160505084119966.html
  2. https://www.bbc.com/news/world-middle-east-35806229
  3. https://www.aa.com.tr/en/politics/turkey-to-initiate-own-plans-if-safe-zone-deal-fails/1587357
  4. https://edition.cnn.com/2018/03/15/middleeast/daraa-syria-seven-years-on-intl/index.html
  5. https://www.britannica.com/event/Syrian-Civil-War
  6. https://www.bbc.com/news/world-middle-east-14703995

 

Önceki İçerikZehra
Sonraki İçerikCemile
Safvan Ozcan
Safvan Ozcan
Safvan Ozcan was born in Jeddah, 1996. He is a student at Yildiz Technical University Faculty of Economics and Administrative Sciences Department of Business Administration. He went to University of Zaragoza, Spain as an exchange student for a year. He is interested in international relations and migration studies which led him to get an opportunity to be intern at Center for Strategic Research, Republic of Turkey Ministry of Foreign Affairs and Republic of Turkey Ministry of Interior, Directorate General Migration Management.

Türkiye’deki Göçmen Politikası ve Göçmen Sağlığı Uygulamaları

Türkiye'deki göçmenlere ve mültecilerin hukuki statüsüne karşı uygulanan göç politikaları, Birleşmiş Milletler tarafından imzalanan Mültecilerin Hukuki Statüsüne ilişkin Cenevre Sözleşmesi (1951) esas alınarak düzenlenmektedir....

Mülteci mi? Sığınmacı mı? Geçici Koruma Altında mı?

Ülkemizde günümüz itibari ile 5.1 milyon göçmen bulunmasına rağmen göçmen, mülteci, sığınmacı gibi kavramlar tam olarak bilinmiyor ve bu kavramlar arasındaki farkların bilinmemesinden dolayı...

Zehra II

Ben sokakta fenalaşınca bir kadın beni alıp hastaneye getirmiş bir saat uyuduktan sonra da kendime gelmişim. Uyanır uyanmaz hala yanımda olan kadınla hastanenin tercümanı...

Zehra

Merhaba, ismim Zehra. 36 yaşındayım. Uzun bir hayat hikayem var ve biliyorum ki bu zamana kadar yaşadığım her şeyi kabullenmek bir ömür sürecek yine...

Canan

  Benim adım Canan. Sivas'ta doğdum ve İstanbul'da büyüdüm. Bir kız kardeşim ve bir de abim var. 18 yıldır Şikago'da yaşıyorum. Biz çocukken babam geçimini...

Emine

İsmim Emine. Otuz iki yaşındayım. Suriye'de doğdum, orda evlendim ve otuz yaşıma kadar da orda yaşadım. Ülkemin güzel günlerine de kötü günlerine de şahitlik...